İstanbul yeni havalimanı gidiş terminali saat 03.30’da hazır bulunulması. Bilet ve bagaj işlemlerinin ardından Türk Havayolları TK 1857 sefer sayılı uçuşu ile saat 06.55’de Sevilla’ya hareket. Saat 10:45 de Sevilla’ya varışımızın ardından pasaport,bagaj işlemleri sonrası Sevilla şehir turumuza başlıyoruz. Endülüs özerk bölgesinin sanat, kültür ve ekonomi merkezi Sevilla. İslam-Hristiyan karışımı bir mimariye sahip, çinileriyle kabartmalarıyla süslenmiş olan duvarlarından gözlerinizi alamayacağınız ay şeklinde mimarisi, geniş meydanı ve önünde bulunan parkı ile Sevilla’nın en önemli yerlerinden Plaza de Espana, Guadalquivir Nehri’ndeki trafiği kontrol etmek için yapılmış Torre del Oro kulesi. Guadalquivir Nehri’nin iki yakasını birleştiren Sevilla’nın simge yapılarından Triana Köprüsü. Yapımına 1181 yılında başlanan, Vatikan ve Londra’daki Saint Paul kilisesinden sonra dünyanın 3. Büyük katedrali ve aynı zamanda en dünyanın büyük gotik katedrali olan Sevilla Katedrali, İspanyol krallarının yaklaşık 700 yıl boyunca yaşadığı Unesco Dünya Mirası listesinde bulunan Sevilla’nın en önemli yapısı Alcazar Sarayı, dar sokakları, beyaz badanalı evleri, balkonlardan sarkan çiçekleri ve saklı avlularıyla adeta açık hava labirenti gibi Sevilla’nın en romantik ve en tarihi semtlerinden Santa Cruz Mahallesi, Sevilla’nın sıcak ikliminde nefes almanızı sağlayacak fıskiyelerle süslü havuzlar, geniş yürüyüş yolları, palmiyeler, turunç ağaçları ve gölgeli çardaklarıyla şehrin en büyük ve en keyifli yeşil alanı Parque de María Luisa, etrafını saran palmiyeler, zarif aydınlatmalar ve etkileyici mimari yapılarla şehir merkezinin tam kalbinde yer alan Plaza Nueva, 13.yüzyıl eseri Altın kule, mantara benzeyen dünyanın en büyük ahşaptan yapılmış yapısı olan ve şehrin en kalabalık yerlerinden. Metropol Parasol, şehrin alışveriş ve sosyal hayatının merkezi en işlek ve tarihi caddelerinden Calle Sierpes ile Sevilla gezimizi tamamladıktan sonra Cordoba’ya hareket. Akşam üsütü saatlerinde Cordoba otelimize varış, Konaklama otelimizde.
başlıyoruz.Şehrin akciğeri olarak kabul edilen 1700 dönümlük yeşil alanları, heykelleri, yürüyüş yolları, ağaçları, göletleri, paten kayan, bisiklete binen insanlarıyla her daim cıvıl cıvıl olan ünlü park Villa Borghese, çeşitli kutlama, şehir festivali ve konserlerin gerçekleştirildiği 17. yüzyıldan kalma ikiz kilise ve meydanın tam ortasındaki Mısır Dikilitaşı ile Avrupa’nın en güzel meydanlarından biri sayılan Piazza Popolo, hem halkın buluşma noktası, hem tarihselliği ve güzelliği hem de yıllarca sinema ve edebiyatta romantize edildiğinden, gençlerin, aşıkların ve turistlerin gözdesi Plaza di Spagna (İspanyol merdivenleri), mitolojik yaratıkların kayalar ve havuzlar arasında betimlendiği, Neptün figürünün öne çıktığı, estetik mimarisi ve zamanla oluşan simgesel yapısı ile günün her saatinde kalabalık renkli, canlı şehrin en romantik yeri Fontana di Trevi (aşk çeşmesi), mimarisi ve hoş sütunlarıyla dikkat çeken önündeki meydanda kafeleri sokak sanatçılarıyla son derece keyifli Hadrian Tapınağı, Roma imparatoru Hadrianus tarafından tüm tanrıların tapınağı olması amacı ile inşa edilen antik dönemlerden beri dünyanın en iyi korunmuş yapılar arasındaki Pantheon, Zamanında gladyatör dövüşlerine sahne olan, Rönesans döneminde tiyatro ve festivallere ev sahipliği yapmış Barok dönem çeşmeleriyle ünlü birçoklarına göre Roma’nın bizce en güzel meydanı Navona Meydanı ile bugünkü gezimizi tamamlıyoruz. Otelimize yerleşme. Serbest zaman. Konaklama otelimizde.












